Kalem tutan el, benim; ben, seninim Mevlâ’m
Giryan olan gözler, benim; ben, seninim Mevlâ’m
Aşkın ile alev aldı; su ile, sönmez gönlüm
Küle dönen gönül, benim; ben, seninim Mevlâ’m.
Garip, mahzun bir kulunum, güldürürken, ağlatırsın
Bitap düşmüş aşıkınım, daha nice yandırırsın?
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta