ben ölmüştüm
tüm şehir yaşıyordu
cesedimde.
nefretin dolaysız dışavurumuydu
ilk yıkıcılığı savaşın
bitiminden çok sonraya dek uzanan baş ağrılarım
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Kesinlikle çok güzel dizler. Yaratıcısını tüm kalbimle kutluyorum. yine 10 tam puan.
siz erkek erkeğe kirletirken
soluduğumuz havayı,
biz yurtsuz akşamlarda sevişiyorduk.
kadınlar vardı dünyamızda sizi de doğurabilen
ne yazık ki…
çok güzel dizeler neler neler anlatmıyorki
Dünya kurulduğundan bu yana mı desem, insanoğlu varolduğundan bu yana mı...hiç aylak durulmamış...güçlü olan savaş açmış güçsüze vurmuş...güçsüz sabrederken kendisini silahlandırmış savaşa koşmuş...milyon yıllardır insanlar birbirlerini öldürmüş ama dünya nüfusu yinede artmış..neyi paylaşamadık aklım almıyor. yaşayacağımız atmış bilemedin yetmiş yıl...onuda savaş haberleri ve savaş dersleriyle doldur...yazık oluyor çok yazık. selamlarımla.
Recep Uslu
kutlarım. şair yüreğinize selamlar.
Beğendim! Tebrikler, saygılar.
....................
ben ölmüştüm
tüm şehir yaşıyordu
cesedimde.
nefretin dolaysız dışavurumuydu
ilk yıkıcılığı savaşın
bitiminden çok sonraya dek uzanan baş ağrılarım
şimdi öldüm
cesedim mayın tarlası. .....etkiliydi..kutlarım...
Şiirde çok ayrık duyumsayışar var.Şairi tedirginliğini kendi 'öz'ününden'' örneksemeyle tüm evrene yönelik yapıyor.
Son yüz yılın emperyalizmin egemenliğine ait olduğu bilinerek ve savaşların kaçınlılmazlığı kavranarak kaleme alınan bu şiir içinde yaşadığımız coğrafyanın koşullarını da ;o topraklarda yaşayan insanların yazgılarını da sorguluyor.
Kendilerini tebrik ediyorum.
Erdemle/ışıkla...
Gerçekçilik kokan dizeler iyi betimlenmiş.Ama sanatçı ruhlar isyanlarda,savaşan ruhlarımız tüm yasaklara karşı
direnir ve ölür ölür diriliriz.Güzel şiiriniz için tebrikler,sevgiyle
Kardeşimin duyarlı yüreğini tebrik ediyorum. Savaşlar son bulsun, gençleri kaybetmeyelim, Melek yüzlü anneler ağlamsın. Muhtweşem bir şiir olmuş. Tebrik eder başarılar dilerim.
Sevgili Kardeşim: Hekim Coşkun
Mayıs ayının ilk günlerinde kardeşimin şiir ve gönül sayfasına ulaşmış bulunmanın mutluluğunu yaşıyorum., Ilık rüzgâr esintisi, papatya kümeleri arasında türlü çeşitli çiçekleri ile boy gösteren mayıs çiçekleri ile; kimimize göre çok uzun, kimimize göre nasıl hızla geçtiğini anlayamadığımız karlı fırtınalı ve soğuk kış günlerini geride bıraktık. Aslında kış mevsimi ile birlikte geride bıraktığımız, akan ömür nehrinde hiçbir zaman tersine akmayan ömrümüzün sayılı günlerinden bir bölümdü. Gene de bahara ermenin mutluluğu ve coşkusunu yaşıyoruz.
Mayıs çiçeklerinin bütün güzellikleri ile sizin , sevdiklerinizin ve sizi sevenlerin gönlünde açması dileklerimi kardeşimin sayfasına bırakıyorum. Her şey gönlünüzce olsun.
Beğenerek ve saygı duyarak okuduğum bu güzel şiirin hakkı olan : Dördüncü Tam puanı Tekirdağ'dan gönderiyorum.
Sevgi ve saygılarımla.
Dr. İrfan Yılmaz. TEKİRDAĞ.
tim, manga,bölük, tümen, ordu
alayınız…
siz erkek erkeğe kirletirken
soluduğumuz havayı,
biz yurtsuz akşamlarda sevişiyorduk.
kadınlar vardı dünyamızda sizi de doğurabilen
ne yazık ki…
ben ölmüştüm
tüm şehir yaşıyordu
cesedimde
SAVAŞLAR BELKİ DE GÜL İLE BÜTÜNLEŞEN KIMIZIYI ÇALDI DÜŞLERİMİZDEN...
VE KAN KOKUSUNU VERDİ KORKULAREIMIZIN EN BAŞ KÖŞESİNE ...
BİR ŞEYİ ALAMADI...
İNSANCA RESİMLERİMİZİ VE DÜŞLERİMİZİ....
TEBRİKLER DUYARLI KALEM....
Bu şiir ile ilgili 11 tane yorum bulunmakta