Rüzgarların uçurduğu bir yerdeyim...
Doğanın tüm güzellikleri ile ayaklarımın önüne serildiği ulu dağların yücelerindeyim. O uçsuz bucaksız enginlerin bile sonunu görebiliyorum şimdi... Karşısı puslu, sanki gizemler ülkesi. Gördüğüm minicik nokta, kimbilir kaç ton yüklü bir gemi.
Rüzgarların seviştiği bir yerdeyim...
Gökyüzünün en uçsuz bucaksız yakınlığının gözlerimin önüne serildiği ulu dağların yücelerindeyim. O uzak, ulaşılmaz gökyüzünü bile uzanıp tutabiliyorum şimdi. Gökyüzü yakın, gökyüzü masallar ülkesi. Gördüğüm minicik noktalar aşağılardan, anladım uçan kuşlar; Zümrüt-ü Anka misali.
06/04/98
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman



