Ben kıskançlık denen ateşim

Murat Ülkü
981

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Ben kıskançlık denen ateşim

Ben kıskançlık denen o kor ateşim,
Sen benim içimdeki sırça kafesim.
Senin her gülüşün, her sözün bana
Bin bir hançer gibi saplanır ruhuma.
Yüreğimde bir fırtına kopar aniden,
Senin adını duysam başka birinden.

​Seni bir hazine gibi saklarım içimde,
Kimse dokunmasın diye, ismini silerim her kelimede.
Gözüm görmez hiçbir şeyi, başkasının gölgesi düşerse üstüne,
Titrerim, yanarım, sönerim, deliririm bir an gitmene.
"Benimsin, sen sadece benimsin" diye haykırsam bile
Sana değil, kendi korkularıma esir düşerim yine.

​Benim olanı başkasından kıskanırım,
Bazen bilmeden kaş yapayım derken göz çıkarırım.
Aşkın bağında yetişmiş bir çuval inciri berbat ederim,
Senin kanatlarını kırdım bu tutsak sevdada.
Her öpücüğümde daha çok yitirdim seni,
Çünkü tutmak isterken, sıkıp boğdum, kestim nefesini.

​Şimdi paramparça kalbim ve ellerim,
Oysa sen dalımda bir kuş gibiydin.
Özgürce uçmak isterdi o güzel kanatların,
Ben seni hapis edince, nasıl da solup gittin.
Kırdım, döktüm, incittim, mahvettim her şeyi,
Sana en büyük düşman oldum, korumak isterken seni.

​Kör oldum göremedim, zifiri karanlıkta saklarken seni,
Korumak isterken, kaybettim an be an seni.
Geriye yıkık dökük, viran bir kalp kaldı şimdi,
Artık ne sana ne de kendime dönebilirim.
O kor ateşin ardından sadece kaldı küllerim.

​Bir sevinçle başladı her şey, tenimden akan neşe,
Senin varlığın, bahar gibiydi, kalbime taptaze.
An geldi, bir korku çöktü içime aniden, sebepsizce,
Seni kaybetme korkusu, ölüm gibiydi sessizce.
Yanan o kor ateş, bir çelik parmaklığı eritti gönlümde,
Senin ışığınla aydınlanan dünyam yitti bir anda.

​Sonra bir öfke sardı beni, bilmediğim bir kıskançlık,
Sana bakan her göze, içimde büyüyen bir ağırlık.
Kendimden nefret ettim, bu halimden iğrenerek,
Bir çuval inciri berbat ettim, seni tutsak ederek.
Her öpücüğümde daha çok yittiğini fark ederek,
Sana duyduğum aşkı ellerimle zehir ettim bilerek.

​Bir şaşkınlık kapladı ruhumu, "Ben nasıl üzdüm seni?"
"Kaş yapayım derken göz çıkarttığımı nasıl göremedim ki?"
Bu yıkımın üzüntüsü, bir tufan gibi sarmaladı her anımı,
Yitirdiğim sen değil, kendimmişim meğer, anladım.
Oysa sen bir kuş gibiydin, kanatların özgürlüğe uzanan,
Ben seni hapis edince dalımda bir anda öylece solup kalan.

​Bir anlık umut belirir, "Dönebiliriz yine." derim "belki."
Ama o umut kaybolur, yerini korkuya bırakır bir fısıltı gibi.
Artık ne sana ne de kendime dönebilirim,
Anladım ki seninle ayrılmış benim yollarım.

​Kabulüdür bu şimdi paramparça bir kalbin,
İki yabancı gibi, sen ve ben...
Küllerim kaldı ardından sadece o kor ateşin,
Ve şimdi sen benim aklımda, kalbimde, her hücremdesin...

Murat Ülkü
Kayıt Tarihi : 26.8.2025 15:09:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!