Ben Kadınım. Şiiri - Nurgül Ankara

Nurgül Ankara
81

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Ben Kadınım.

Ben kadınım, narin bedenimde gizli bin erkeğim,
Kadınlığımın altında nice ninniler, çeşit marifet.
Makyajım yapsa da hanım, içten bir ameleyim,
Yaparım her işi, içimde bitmeyen bir cesaret.
Kimi zaman kırılgan, kimi zaman da taşım,
Bu ikilemde gizlidir benim tüm telaşım.

Ellerim oje sürer, tırnaklarım parlar da incelir,
Fakat tornavida tutunca güçlenir, demir büker.
Dolapta yaparım, bozuk musluğu da tamir ederim,
Yıkılan her duvarı bir çırpıda yeniden diker.
Örgü örerim sessizce, mutfakta aş olurum,
Gerekirse dağ başında, yaban bir taş olurum.

Topuklularla yürürüm, rüzgarda saçlarım uçuşur,
An gelir palto giyer, soğuktan kendimi korurum.
Kimi zaman fısıltıyla, en derin sırrını konuşur,
Kimi zaman gümbür gümbür, gürültülü coşarım.
Bu ben değil miyim ki, hem ana hem usta,
Hayata karşı daima, dimdik, sağlam posta.

Kız çocuklarıma masal, oğluma da ders veririm,
Her iki dünyanın da sırrını içimde taşırım.
Ağaç dikerim toprağa, rüzgarda şarkı söylerim,
Kendi düşlerimi de, hayata inadına yaşarım.
Ne bir kalıba sığarım, ne bir isme sığarım,
Ben, kendi içimde birleşen iki ırmağım.

Yüzyıllardır süren bu rol oyununu bozarım,
Geleneksel her sınırın ötesine geçerim.
Hem dişil hem eril, ruhumda iki rengi yazarım,
Kendi varoluşumla yepyeni yollar seçerim.
Kusursuz değilim belki, ama içimde birliğim,
Bu ikili varoluşla kazandığım diriliğim.

Ben anneyim; bütün bu güçlerin son durağıdır,
Hem şefkatle sarar, hem de sert bir kaya.
Çocuğumun geleceği için atılan tek uçağımdır,
Kurduğum düzen, benim en büyük sevdamdır.
Ne eksik ne fazla, ben kendimle tamamım,
Bu benim gerçeğim, benim nihai makamım.
Nurgül Ankara

Nurgül Ankara
Kayıt Tarihi : 7.11.2025 01:28:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Tuna Kafkas
    Tuna Kafkas

    dünyanın;
    çizgili pijamasının
    beli sıkmıştı ki,
    gevşek bir don lastiği ile değiştirip,
    ayırmıştı gövdesini ikiye;
    /kuzey,
    güney,
    savaş,
    sıcak,
    soğuk,
    erkek,
    kadın,
    aşk/

    dünya öyle kurallı ve tertipliydi ki,
    yoktu tahammülü hiç dağınıklığa,
    her şeyi planladı, kurguladı;
    ölçtü/biçti/tarttı ve;
    /denizlerin,
    ülkelerin,
    göğün,
    toprağın,
    aşkların,
    insanların,
    hayatın/
    kenarlarına makine çekti
    ve kesti sarkan iplikleri,

    dünyanın öyle usta elleri vardı ki,
    ve öyle güzel dikmişti ki
    herkesin göğünü kendine;
    /kimseye,
    bir başkasının göğündeki
    turnayı sevmek,
    hakkını tanımıyordu…,

    oysa meşk,
    dudaklarındaki
    esrarlı cigarayla,
    özerkti dünyadan/
    başına buyruk ihtilâl adımlarıyla,
    yürüdü;
    onun gök kubbesine,
    ve ama evet,
    dünyanın öyle usta elleri vardı ki,
    ve öyle güzel dikmişti ki
    herkesin göğünü kendine/
    kimseye,
    bir başkasının göğündeki
    turnayı sevmek,
    hakkını tanımıyordu…;

    oysa mey,
    dudaklarındaki
    esrarlı cigarayla
    özerkti dünyadan
    ve başına buyruk ihtilâl adımlarıyla;
    yürüdü,
    onun gök kubbesine,
    bir izmariti çiğner gibi,
    bir leşi tepeler gibi,
    bastı başına,
    kutupları ve ekvatoruna kadar,
    kirli postalarının izini bırakarak,
    had bildirdi atmosferine,
    ah;

    Cevap Yaz
    Nurgül Ankara

    Emeğinize sağlik

TÜM YORUMLAR (1)