‘sen’ ile sen ‘
Önümde, ruhun sarkacındaki ayna,seni değil, sensizliği değil, asıl bensizliğin yansık suretlerini hüzne şifreliyor.
Ben aşkın hep Ortadoğusuyum. Sol yanımda Hazar, Fırat, Nil,Kızıldeniz olmuş.Sağ yanımı sorma,vefa ile cefa arasında Ren ırmağında renksiz gidişleri tümlüyor.
Öylesine yaşamların şehre sinen kokularında susamış günler ekliyorum takvimlerine.
Huyundan vurmalıyım turuncu yalnızlığını. Benden kaçışın mor ötesinden metafiziğin simerenyasını kurmalıyım.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!



