Ben geldim eski günlerim, yaşım geçmiş, belim bükülmüş.
Kalbim, hüznün mateminde, bin bir acılar ile geçilmiş.
Badeyi aşk ile içerken gönül, cürmüm bir yok hale düşmüş.
Genç hali bitmez sanırdı nefsim, dizlerim yollara küsmüş.
Anılarım boynu bükük, üç beş hasbihâli yol gözlemekte.
Biliyorum, tepesine çıktığım ağaç, tekrar çıkmamı beklemekte.
Kurutmuş kendini kiraz ağacı, boynu bükük durmakta ötede.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Güzelliklerin özlemi duyulunca hep geçmişe yolculuk ediveriyoruz ve o güzelliklerin kapısını çalarak giriveriyoruz içeri...
Yeniden yeni baştan o güzellikleri ve yeniden o duygu seline kapılıp gidi veriyoruz ve özlemle anıyoruz...
Bizleri de bu sele katıp o güzelliklere götüren güzel şiiri ve kaleminizi Kutluyorum İlhan bey...
Saygıyla...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta