Benim şehrimde dağlar yasta bilir misin
Hüzün çökmüş eteklerine yeşil gözlü vadilerimin
Sessizliğe kurban ederken uykularımı
En mahreminden düşlerde boğuyorum gidişlerini...
Köz karası nağmeler dökülüyor dudaklarımdan, eteklerine
Ya yıldız yapıp asacaksın birer birer odanın tavanına
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bir gün ansızın çalsa kapım ve gelen sen olsan
Kıskansa kainat bakışlarımızdaki sevgiyi
Sımsıkı sarsam kollarımı boynuna, koklasam
Bir metelik etmeyen İstabul’u satsan üç kuruşa
Ben geldim annem diyebilsen...
Beni hüzünlendiren bu satırlarda bir anda kendi yüreğim yavrum geldi aklıma...Doluverdim taşmam yakındır. Çok güzeldi. Yürekten tebrikler .Sevgilerimle.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta