bir hazan mevsiminde açtım gözümü
güz çiçekleri karşıladı beni o yarda
dere kenarında.
çakıl taşlarına vuran güneşi sevdim
dağ başlarında
uçurum çiçeklerine dokundum
bulutlara sardım
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Harikasınız
Çok güzeldi yüreğinize sağlık
Saygılar usta kaleminize.
Yeni yılınız kutlu olsun, nice nice mutlu yıllara...'
Karamanlı Âşık Çağlari
bırak ben eylülde kalayım
gözlerden uzak dağ çiçeklerine
yağmur olsun düşlerim
toroslarda açayım
sen git bahara
yanıltmak yakışmaz insana
durma git artık
git hadi bahara
git...
sen baharını yaşa ben güze mahkum sen sevdanı dolu dolu yaşa ben sevmenin bedeli ile eylül hazan hüzün benim olsun al baharını yaşa yeterki sevgi mabedime dokunma hadi git baharına bana bu aşkta hazan düştü eylül düştü
hülyam ben sussamıki:)
sevgilerimle mükemmel ötesiydi eylül adı gibi hazanı hüznü yaşatır kalplerde
Harikaydı.Beğeniyle okudum.Yüreğinize sağlık.Kutluyorum.Saygılar.
çok güzel..tebrikler hülya hanım..
İnternet bağlantımda sorun olduğu için gecikmiş olarak teşekkür ederken, aynı dileklerle sizlerinde kandili mübarek olsun.Resimler nakşettiğiniz şiirinizi selam ve saygılarımla kutlarım.
Yüreğinize sağlık güzel arkadaşım. Nice güzel şiirlerinizde buluşmak dileğiyle...
'heyy eylül çocuğu!
umudum, puslu yolum
üşüyen elim, yorgun kolum
bıktın mı hüzünden, usandın mı güzden
tan yıldızına aldanıp
söndürür gibi güneşi
ve döndürür gibi güven çarkını geriye
durduramazsın artık
durduramaz hiçbir şey
senden giden adımlarımı '
Güzel bir anlatım, haz duyularak defalarca okunabilen nefis bir şiir ve güçlü bir kalem. Tebri
kler, yüreğinize sağlık.
bırak ben eylülde kalayım
gözlerden uzak dağ çiçeklerine
yağmur olsun düşlerim
toroslarda açayım
sen git bahara
yanıltmak yakışmaz insana
durma git artık
git hadi bahara
git...
Güzel bir şiirdi
kutluyorum.
sevgiyle kalın
***heyy eylül çocuğu!
bir say
benden fazla hazanın
anlamalıydın artık
neydi bahar?
neydi?
pencerene düşerken son yaprak
yüzündeki tebessümdü belki
bilemedin
bilemedin ****
şiir..müzik...seslendirme..harika bir sayfadayım......ve final...
**bırak ben eylülde kalayım.....***
çok güzeldi çokkk...tampuan..+...antj...tşk.ler...
bırak ben eylülde kalayım
gözlerden uzak dağ çiçeklerine
yağmur olsun düşlerim
toroslarda açayım
sen git bahara
yanıltmak yakışmaz insana
durma git artık
git hadi bahara
git...
Eylülde kalmışsınız zaten, kırılmışlığa rağmen şairenin vefa duygusu oldukça gelişmiş,tebrikler...
Bu şiir ile ilgili 17 tane yorum bulunmakta