Bazen kelimeleri bırakıp geride, kırmızı şarap şişesinde kaybolmak istiyorum tarihini benim attığım, içinde hapsolmuş tüm lezzetiyle öylece kalan, kırmızıya çalan rengimde mahsende soğukta ısıtırken hayallerimi ve bekleyişimi, bana dokunacak en tutkulu anı beklemek, sorgulamadan beklemek, benim gibi diğer kırmızıların hayallerini ertelemeden; yaşanması gereken ana kadar beklemek
Karanlık kötüdür diyenlere inat; rengimi, tadımı ve kokumu alarak beklemek.
Zamanı geldiğinde tutkulu bir yürekte aşkla karışık bir tat olup akmak...
Evet ben bir şarabım, rengini üzümümden alan, ruhumu aşka veren, tadımı beklemekten alan bir aşk, bekledikce acı çeken,acı çektikçe olgunlaşan.
ben bir şarabım
Şimdi zamanım geldi
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim