galiba her şey ters gidecek bu gece,
bu kağıt buruşuk,
kalem yazmıyor,
silgim de yok, bu kötü hatıralar silinmiyor,
bu gece, noktalar virgüller yanlış yerde,
Türkçe'de bir gariplik var, gizli özneler halin de.
bu gece her şey sızlatıyor,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Ölüm merhaba!
Sen çocukluğuma bakma, hazırım ben sana,
Yeterince yaşamadım ama,
bir çocuğum diye sakın aldanma,
Tebrikler..Kutlarım güzel şiir...
Saygı ve sevgilerimle...
usta kalemınıze ve yuregınıze saglık saygılarımla
söyleyecek söz bulamıyorum harika eksiksiz muhteşem olmuş tebrik ederim
' Sitem var siirde..Hos bir anlatim olmus...Icindeki cocugun hep yasamasi dilegimle..Kalemin tükenmez olsun..'
Böyle çocuk alnından öpülür, ezmeye kalkana si... çekilir. Tebrikler.
hiç büyümeye özenme çocuk..
swn büyüdükce için kirlenir
muhteşem....
Her insan yaşı ne olursa bir parça çocukbir parça aşık ve bir parçada delidir.Bizim toplumda çoğumuz çocukluğun ne olduğunuda bilemeden büyürüz. Tüm isteklerimizi hayale bırakarak.ve devamı olarakta şiirinizde çok güzel dile getirmişsiniz. Lanet olsun tüm mağduriyet içinde çocukları yaşatarak büyüten sorumlulara. Sağlık ve mutluluk dilerim
ne çocukmuşsun sen, kafaları karıştıran, yalana pıranga vuran, üç kağıda siper olan adam gibi adam olan. övün çocukluğuna çocuk ruhlu adam. hiç değilse o sendin. şimdi çocukların benliği yok . başkalarının ağzına bir çiynem sakız odular. çelik duvarlar gibi duramıyacaklar yarınlarını çalanların önüne. ruhları çalındı. yarınları ipotek altına alındı.analarından borçlu doğdular. adlarını bilmediğ şehirlerin patronlarına kutlarım tam puan.
Kaldır başını çocuk
Bak bana!
Utanma...!
Benim yüzüm
Gözlerinden daha fukara
Sözlerimin teminatıdır
Karşısında durduğum her ayna
Yüzümdeki çizgilerden
Korkma...!
Sadece hükmüm geçmedi
Yaşıma...!
Kaldır ellerini çocukça
Kendini durmadan alkışla...
Yer gök duysun halini
Aldırma...!
Nasılsa seneler sonra
Büyüdüğünü
İtiraf edemeyeceksin...Hayata!
Utanma...
Korkma...
Yaşıma...
Aldırma...
Küçüksün sen daha...
RAHATLA...! .....offfff ablam ne yaptın böyle sen!!!...dilerim o yüreğindeki çocuk inadın aslaa tükenmesin...bir çocuğum ben, elimde olmayan nedenlerle,
hiç büyümemiş bir hayatın göbeğin de, ...harikasın yaaa
Bu şiir ile ilgili 9 tane yorum bulunmakta