Dünya aynasında özüme baktım
Henüz ben benimle tanışamadım
Damlaya,damlaya su gibi aktım
Sel olup deryaya karışamadım
Unutamam geçmişimi dünümü
Kör gözlerim görmez olmuş önümü
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




ZULMÜ ALKIŞLAYAMAM
Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem,
Gelenin keyfi için geçmişe asla sövemem.
Biri ecdadıma saldırdı mı hatta boğarım,
Boğamazsam hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam
Hele hak namına ölsem haksızlığa tapamam.
Yumuşak başlı isem kim demiş uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boynum.
Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim,
Adam aldırma da git, diyemem aldırırım
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.
Mehmet Akif ERSOY
Şiirinizin altına bunu yazmak istedim hocam.
Saygılar
Hasret akar gözlerdeki pınardan
Gönül ayrılır mı seven o yardan
Yar selam göndermiş bizim diyardan
Gidip hasretime kavuşamadım
Sevgili dostum, ne de güzel yazılmış dizeler, hem uyumlu, hem hasret var, hem de hüzün var.
Tebrik ediyorum yüreğinizi.
Yüreğinizdeki sevda ateşi hiç sönmesin.
Saygıyla.
Dünya aynasında yüzüme baktım
Henüz ben benimle tanışamadım
Damlaya,damlaya su gibi aktım
Sel olup deryaya karışamadım .....Dünyada 50-100 yıl veya ne kadar yaşarsak yaşıyalım,insan için zaman öyle farklı ki,Şairinde dedigi gibi...henüz ben benimle tanışamadım...Kutluyorum Tuncay kardeşim..Yine ders niteliğinde,yine düşündürücü,,,Yüreğine saglık...Sevgi ve selamlarımla.
Hiç kimseye mekan olmaz dünyada
Kaptansız gemiler yüzmez deryada
Tuncay imdat diye düşmüş feryada
Henüz bir limana yanaşamadım
Ne kadar güzel ifade etmişsiniz .
Tebrikler
Siz limanı bulmuşsunuz üstadım.Eğer limandaki o münevver havayı yansıtmasaydınız bu anlamlı ve ders veren şiirler çıkarmıydı ortaya..O limanda bize de yer ayarlarsınız inşallah...
selam ve saygılar
Gözlerim baktıkça neleri gördü
İçime birikmiş yılların derdi
Bir kalem bir kağıt elime verdi
Koyma akıl ile yarışamadım
Tuncay abi belki yorumlarım hep aynı olacak fakat gerçektenm senin hece şiirlerin okunacak ve nasıl yazılır diye bakacak cinsten.tebrik ederim abi.selam ve muhabbetlerimle...
Hasret akar gözlerdeki pınardan
Gönül ayrılır mı seven o yardan
Yar selam göndermiş bizim diyardan
Gidip hasretime kavuşamadım
Kavuşmak bazen dünyada olmuyor üstat.
Harika bir şiir.
tebrikler
Hiç kimseye mekan olmaz dünyada
Kaptansız gemiler yüzmez deryada
Tuncay imdat diye düşmüş feryada
Henüz bir limana yanaşamadım
En güzel limanlarda olmak dileği ile.
saygılar üstadım
Tebrikler abi... Çok güzel bir şiir olmuş... Kalem ve kalbinize sağlık...Ali Hışıroğlu
İçim volkan gibi yandıkça yanar
Hani derler arı çiçeğe konar
Ezileni görsem yüreğim kanar
Mazlumu ezenle barışamadım
Yüreğinize sağlık üstadım.
tebrikler
Bu şiir ile ilgili 24 tane yorum bulunmakta