Duvarların arasında sıkışan yaban otları gibiyim.
Laf oyunu değil bendeki,çıkmaz sokaklara serilmiş kaldırım taşları gibiyim.
Emeğe yürüyen karınca,çok değil kararınca,gün ağarınca tan gibiyim.
Mavi sularda silik bir yakamoz,yalnızlığın kayıp şehrinde ben,toz gibiyim.
Limanı olmayan deniz,dümeni olmayan gemi,serseri kurşun gibiyim.
Karartma gecelerinde düş gezginlerini arayan ateş böceği,hüznün mutluluğa döneceği gün gibiyim.
Kısacası,özeti,sevdaların ödenmemiş diyeti,tutulmamış niyeti gibiyim.
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Devamını Oku
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.




Çok güzel sevgili Namık,
hele final bir o kadar daha güzel, tebrikler.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta