Bir iç denizdeyim, Nihal.
Senin iklimlerin belirsiz…
Rüzgârın hangi yönden eseceği belli değil.
Ama ben,
Bu bulutları taşıyacak kadar geniş bir gökyüzüyüm şimdi.
“Ne hissettiğini bilmiyorum” diyen söz,
İçimde bir mıknatıs.
Ama “Hissettiğim gerçek” diyen ses,
Gövdemde bir çınar.
Bu aşk, zayıflık değil;
sabır denen o derin nehrin yatağında eriyen taş olmak.
Bazen belirsizlik,
Öyle bir sancıya dönüşür ki…
Düşer maskeler.
Artık bir “Temas” aranır,
Çıplak, üryan, ruhun en saf ışığıyla.
Bu bir kumar değil Nihal,
Bu, iç evin kapılarını sonuna kadar açmak;
Bir psikolojik arınma ayini.
Risk mi? Kabul.
Zarar mı? Olsun.
Yeter ki bu pus çeksin,
Bu zihin aydınlansın.
Sonuç ne olursa olsun…
Belirsizlik bittiğinde,
Zihin özgürleşir.
Ve aşk,
Artık bir soru işareti değil,
Kendi cevabının ıssız ve ışıklı sahili olur.
Kayıt Tarihi : 19.1.2026 22:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!