Hala pencereden sokağın başından çıkacak olan postacıya bakıyorum, elimde bilmem kaçıncı sigara sönmek üzere..
Ve hala postacı görünmedi… Oysa, oysa bu saatlerde çoktan dönmüş olurdu köşeyi ve sokağa girmiş olurdu, hep bu saatlerde senden haber getirirdi…. Özlem dolu hasret kokan mektubunu verirdi elime…
İçimde bir garip çırpınış başladı bu gün…
Hani avucumuza aldığımız bir kuşun yüreğinin güm güm atışı gibi..
Hani bu atışı avucumuzda nasıl hissederiz bütün bedeni titrer avucumuzun içinde ürkek ve çaresizdir ya, işte bende aynı bir kuş gibiyim şimdi bitanem …
Bir el uzansın tutsun alsın kucaklasın onu
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!



