Bir yerden sonra insan
kendini taşıyamıyor artık,
omuzlarında biriken günler
bir bavula sığmıyor,
ve en çok da
söylenmemiş sözler kalıyor
İçerde
Yürüyorum,
sokaklar bildik değil,
yüzler tanıdık hiç değil;
herkes bir yere yetişiyor
ama kimse
kendine...
Bir sigara yakıyorum rüzgâra karşı,
yanmıyor,
ısrar ediyorum,
çünkü bazı şeyler
ısrar edilmeden olmuyor bu hayatta,
sevda gibi bazen...
Bir fotoğraf düşüyor cebimden,
kenarı yıpranmış,
zamandan değil,
bakmaktan eskimiş.
Bakıyorum,
bir gülüş var orada,
dünyayı affetmiş gibi.
Bir ülke geçiyor içimden,
sokak sokak,
çocuk sesleriyle yaralanmış,
duvar yazılarıyla ayakta duran.
Adını anmıyorum,
çünkü bazı acılar
adını duyunca büyür.
Geceleri konuşuyorum kendimle,
yüksek sesle değil,
öğrenmişim artık;
duvarların bile kulağı var
bu çağda.
Seviyorum,
ama alışıldığı gibi değil,
daha çok
eksik bırakarak,
daha çok
bekleyerek.
Çünkü sevda
her zaman kavuşmak değildir,
bazen
vazgeçmemeyi bilmektir.
Bir kelime arıyorum,
beni toparlayacak,
ama bulamıyorum;
belki de bazı insanlar
kelimeyle değil,
susarak ayakta kalır.
Sabah oluyor,
ışık giriyor odaya,
utangaç,
sanki o da biliyor
kolay bir gün olmayacağını.
Ama yine de geliyor,
çünkü umut
bir huydur biraz.
Ve ben
her şeye rağmen
şunu öğreniyorum yavaş yavaş:
insan
yenilse de
kırılabilir ama
tam olarak düşmez,
eğer bir yerlerde
onu bekleyen
bir ses varsa
Kayıt Tarihi : 1.2.2026 21:36:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!