Saatleri Ayarlama Enstitüsü Müdiriyet-i ...

Zeynebp Özge
56

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Sayın Tanpınar,
​Bu mektup geçmiş zamanın tozlu raflarına terk edilmiş bir özlemin yankısını taşımaktadır.
İstanbul’un tüm ihtişamıyla yansıdığı o tabloların nesneleşmiş anlara atılmış bir çentiktir harflerim ve her bir cümlem yaşanmamış günlerin çetelesini tuttuğum ruznâmeden alıntıdır.
Zamana çentik atmaya başladığım o ilk andan itibaren bu güne değin süren bu gecikmişlik hâli, Mübarek’in çarkları arasında daha da bilenerek dışavurmaya devam ediyor.
​Eskimiş yüzlerin bir izdüşümü olan bu gecikmişlik beyanı, aklımı kalbimin çekmecesinden çıkardığım o "geniş zaman" algısına ram olduğum şu ezelî ve ebedî saniyeden itibaren nihayete eriyor. Kalemim parmaklarımın esaretinden kurtulup ürkek ve marazlı sözcüklerim, kırık kanatlarıyla Boğaz’ın sisli sularına doğru yola çıkmaya hazırlanıyor.
Zarfımı anın geniş ufkuna emanet ediyor, pulunu geleceğin meçhul boşluğuna mühürleyip tüm zamanları içine alan bu müşterek iç döküşü, bu hüzünlü senfoniyi sizinle paylaşıyorum.
​İnsan, fikirlerini de büyütürmüş meğer kendi tenhalığında... Ben de büyüttüm yıllarca söylencelerin ağırlığını omuzlarımda. Tıpkı Nuri Efendi’nin saatlere yüklediği anlamlar gibi suyun derinliğindeyken ağır, yüzeye çıktığında "incir çekirdeğini" dahi doldurmayacak anlamlar...

Tamamını Oku

Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta