Odaya girdiğimde herkes susuyordu.
Konuşmak için gelmemiştik.
Beklemek için buradaydık.
Duvarlar beyazdı ama temiz değildi.
Pis zaman kokusu vardı maziden.
Zaman, iz bırakmayı biliyordu.
Saat yoktu.
Yine de herkes ara sıra bileğine baktı.
Düz durmayan gıcırtılı takoza.
Alışkanlıklar, boşlukta da çalışıyordu.
Sandalyeler yan yanaydı.
Kimse kimseye yakın değildi.
Aramızda görünmeyen mesafeler vardı.
Bir kapı vardı. Üzerinde yazı yoktu.
Ne zaman açılacağı da belli değildi.
Yuvarlaklı, kareli gözlüklülerde sabırsızdı.
Açıldığında ne olacağı da…
Yine de herkes göz ucuyla ona bakıyordu.
Bakmak, beklemenin küçük bir biçimiydi.
İçim sıkılıyordu. Ama bu sıkıntı hareket etmiyordu.
Hakaret etmiyordu.
Kabullenmişlik kutsallığına sayıklıyordu.
Yerine oturmuştu.
Sanki buraya gelmeden önce de benimleydi; şimdi sadece rahat etmişti.
Yanımdaki adam öksürdü.
Yaşlı teyzeler irkildi.
Kimse dönmedi.
Burada sesler bile sıraya giriyordu.
Kapı aralandı sandım.
Değil.
Beklemek, insana hayal gördürüyordu.
Sonra anladım: Burası bir bekleme odası değildi.
Kimse çağrılmayacaktı. Kapı açılmayacaktı.
Biz zaten içeri alınmıştık.
Beklediğimiz şey gelmeyecekti.
Çünkü beklemek, gelmeyen şeyin kendisiydi.
Kimse ayağa kalkmadı.
Ben de.
Mustafa Yürük
Kayıt Tarihi : 14.1.2026 11:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
BEKLİYORKEN (KÜÇEREK ÖYKÜ)




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!