Perde arasından kirpik arama uzanan İstanbul günü
Grinin tonla tonu ardı beyaz bulutlarca engin yanı
Gün ocak, saat dört güneşi ile
Çağırıyor bebeğini çık az, biraz dolaş diye
Hal bu ahval, vallah ki tutsağım emelimle amelime
Cümle can dost derd-i müzdarip seslense bile
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Giyinip de yağmurlar ardı iki ayaklı ebemkuşağını
Sarılarak, salınarak geleceğim..
Çok güzeldi, lirik, akıcı...Kutlarım sevgiyle...Nurdan Ünsal
Osmanlıca kelimeler kullanılmış şiirde fakat avrupa edebiyatının yansımaları kelimelerin karmaşası olmuş.
Şiiri hamur gibi yoğuruyor bu bayan.
Ve oynuyor. Duvarlara çarpıyor. Sonra da parmağıyla resim çiziyor.
Karşıya geçip bir de dalga geçer gibi gülümsüyor.
Yaman şiirci.
Tebrikler bizden efendim
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta