Bekle beni, döneceğim ben.
Çok çok, bıkmadan bekle!
Sarı yağmurların
Hüznü basınca,
Kar kasıp kavururken,
Kızgın sıcaklarda.. bekle.
Başkaları dünden unutulmuşken,
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




konstantin simonov sevgilisine bunu cephede ateş hattında yazıyor.
bir arkadaşına veriyor ve sevgilisine ulaştırmasını istiyor. arkadaşı ulaştıramıyor adrese. o da bir arkadaşına veriyor. verdiği arkadaşı da bu şiiri bir gazetede yayınlıyor.
bir süre sonra cephede herkesin diline dolaşıyor bu şiir. herkes kendi bestesiyle okumaya başlıyor.
ve bir gün simonov yine cephedeyken, bi grup asker bu şiiri okumaya başlıyor ve simonov kendi şiirini ilk orada duyuyor.
bu şiir zamanının en iyi savaı anlatan şiiri seçiliyor. ve hemen neredeyse bütün askerlere okutulup ezberletiliyor.
tabi sevgilisi de kendisini bekliyor ve ilerleyen zamanlarda simonov sevgilisine kavuşuyor.
bu arada simonov askerdi ama aynı zamanda savaş muhabiriydi. savaşta askerlikten çok gazeteci mesleği ön plandaydı.
bu şiir insanın sevdiğine yakarışı olarak nitelendirile bilen bir şiir olması ayrıca bunu şarkı olarak ezginin günlüğü sesleendirmiş ve hayat vermiş çokta güzel olmuş bu bir askerin sevdiği kadına yazdığı bir şiirdir savaş esnasında bile tüm askerler hep bir ağızdan bunu söylemişler çok anlamlı
bu şiiri ezginin günlüğünden dinleyin harika bir yorum getirmişler..
Bu şiir ile ilgili 53 tane yorum bulunmakta