Bir gün sona erer elbet
Bu çileler
Bu feryatlar
Bu ahlar!
Bak sevdası uğruna dağı delmiş Ferhatlar…
Bak tarihlere, kimin yanına kalmış işlediği
İNANANLAR
İnananlar galiptir
Zorluk baskın çıksa da
Hizmetlere taliptir
Kanı tenden aksa da
Vefa arıyorum: Nerede? Diye
Rüşvetin adını koyduk hediye
Manevi sermaye, yüklü kediye
Kardeş söyle bize ne haller oldu?
Sadık kör kuyuda, Yusuf’um gibi
NİDALAR
Mevla’mız herkese vazife vermiş
Kullarına peygamberler göndermiş
Nice hakikati göze gördürmüş
Bu bilinmez insanların yaşıyla
KÖROĞLU’NA SESLENİŞ
Mazlumu müdafaa işindi senin
Dünyada adalet düşündü senin
Mertlik yoldaşındı eşindi senin
Geriyi ne sen sor ne ben şöyleyim
Tutulursa verilen sözler
Az gelir,
Var eder o meydanlar!
Tutulmazsa dar eder
O meydanlar!
Meydanlarda konuşulur
Bağdat dense hemen gelir aklıma
Sanki birden kapılırım akıma
Hasretlik yamanmış vardım farkına
Onsuz mekân ne dar imiş yarenler
Halimi arz etsem esen rüzgâra
Onların Destanı
Onlar daima doğru; güzel işler yaparlar
Hak yoldan ne koparlar; ne bir milim saparlar
Diklenmeyip, dik durur; onurluca yaşarlar
KENDİNİ BİLMEK
Gördüğün bir noktadır, koskocaman ufukta
Bir şey sanma kendini, dev aynaya bakıp da
İlmin bir derya değil, bir damla su sadece
KUYRUK ACISI
Vaktiyle yılan ile dost olan adam vardı
Bir alışveriş yapar; hemen ayrılırlardı
O yılanın yuvası; hazineye yakındı




-
Sakin Karakaş
Tüm YorumlarBekir tebrik ederim. Şiirlerini çok güzel. Kaleminize, yüreğinize sağlık.