Baharı çalıyorum güzlerden Behram.
Söküyorum karanlığın kuytusunu gecelerden.
Gözlerinde memelektin vurgun gussası,
Ve alıyorum rövanşını gözlerinin,
Ödüyorum serkeş ömrümün cefasını.
"Solumak" diyorum adına hayatın,
Bulununca, bulacağım yaşam denen anlamı.
Her harfinde yıllara karışıyorum Behram.
Her harfinle aşıyorum hududunu ufkunun.
Sarıyorum ruhunu,
Bürünüyor suretime sarmaşıklar.
Görünüyor çehrende nevbahar.
Ezgiler çağlıyor dudaklarının şelalerinde,
Aşıyorum haddimi Behram!
Sana boğuluyorum nağmelece...
Bütün batıllar hiç oldu Behram.
Sen geldin...
Artık öylesine dönmüyor dünya.
Bir sen etmiyor dört mevsim...
Sen geldin ya Behram!
Çekildi yalnızlığın karalarından dalgalar.
Sıyrılarak bütün bağlanışlardan,
Kutsal tastan, yedi kollu şamdandan,
Rahibelerin siyahlı beyazlı fistanından...
Renklerine boyandım en sevda kokanından.
Bir çağı kapatıp, yeni bir çağ açıyorsun Behram.
Fethediyorsun erişilmez bir uygarlığı.
Gözlerinle dikiyorsun sancağını gönlümün sarayına.
Yenik düşüyorum sevda ağına...
Altın kaselerde sunuyorum benliğimi,
Mürekkep olup dökülüyorum satırlarına,
Her damlada daha da sen oluyorum.
Mürekkepleri çalıyorum mısralarından Behram.
Sen diyorum!
Sana dair ne varsa her şeyi seviyorum!
Kayıt Tarihi : 30.1.2026 01:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!