I
Göğsümde
bir tren devrildi.
Ben bir kazanım.
Bir lastik teker.
Şarkıların biraz
oksijen istedikleri
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




insan bu doğar yaşar ve ölür
ama hiçbir at cehenneme gitmez
aslında her kazazede bu ve buna benzer şiirler yazmak yani yaşamak için var bu dünyada..başka başka bakışlarda sırrına tam yaklaşılamadığı için tesadüfi gibi görülen kaza!..öyle ya milyonlarca spermin arasında birinin tesadüfen uyanıklığıyla kazandığı o meşhur muamma !,yani hayat!..
neden tesadüfi deniliyor yahut denilmekte ısrar ediliyor?.çünkü metafizik denen o sırra maddesel hesaplamalarla yaklaşılıyor ve bundan dolayıdır ki ,bir türlü fiziğin yanında bir de metafizik alem var denilemiyor.hani eski kelimelerle zahir ve batın denilen kavramların insanoğlunda birlikte var ve barışık olduğu halde ,gerçeği tam göremeyen hatta çıkarcıların eline mahkum edilen madde ile mana, sanki biri diğerinin düşmanıymış gibi gösterilip yüzyıllarca ve hâlâ çarpıştırılması hadisesine ne nedir?...bugün nasıl ki Hintlilerin tamamen metafiziğe yönelip hayatın madde boyutunu hafife almaları bana göre ne kadar yanlışsa, sadece maddi kaynaklara yönelip işte hayat budur diyerek manadan uzak birey ve toplumların yaşatılmaya çalışılması da o derece yanlıştır.
öz olarak insanda var olan madde ve mana dengesi yaşanılan zamana göre özellikle üzerine basarak söylüyorum ‘yaşanılan zamana göre yeni görüşler ortaya konularak’ mutlak korunmalı ve bu sayede insan içindeki ve dışındaki sıkıntılara tatmin edici cevaplar bulmakta zorlanmamalıdır..
..
bu nasıl bir kaza belaydı da böyle bir şiir yazdırdı bu şaire?. beş duyusunun dışına çıkmış adeta bir zerre olmuş evreni ve evrendekileri alt üst edip damarlarında dolaştırıyor. Bu dolaşmanın sırrı nedir acaba?
çıkış nedeni hastanede bulunması mı? kanser verem tifo tren kazası mı?
yok canım onlar bahane!
hemşirenin sırrında saklı o
o denizin kanı dediği.
ah o denizin kanına ki!
insanoğlu doğduğu günden beri sorduğu ve sorması gereken sorulardandır bu!
bu sözlerimle şiirin dışına çıkıp başka bir şeyler mi empoze etmeye çalışıyorum acaba?
hayır hayır…
bilinmelidir ki bu soruları Einstein da soruyordu Mevlana da!!!.
iyi şiirdi vesselam
saygılar
çünkü yaşam karmaşa, çünkü yaşam pıhtı.
okuduğum en kaliteli şiirlerden biri
Tek kelimeyle mükemmel...
güzel bir şiir okudum,üstadı kutluyorum.eyvallah
guzel bir siir.. dokuzuncu hariciye kogusu tadin da..
cevirmenin icten ve samimi olmasi..
benim cok iyi dil bilmem.. siirden anladigim anlami tasimiyor.. dercesine..
dil cambazliklarina.. uyak hokkabazliklarina soyunmaksizin..
bire bir aslina uygun ceviri ile.. icerik baz.. istenen atmosferi sunumu takdire sayan..
ecnebi siirlerinin ana temasi olum iken..
bu kez hayat.. inadina hayat islenmis..
tur dagin da musa.. ve ey kutsal anamiz.. ve canini calan eline gurban oldugum zangocum tur.. tribunlere oynar ahkam kesmeler.. dini motifler..
anlamsizliktan anlam cikarma cabalari yok..
yalin.. sade.. bicon hastanesin de.. bir kazazedenin..
baskalari kani ile ayakta durur..
bir kol ve diz altin da bacaga ihtiyac duyan..
hayati sari o da.. grafik igne hemsire pencere.. ve soru isareti arasin da.. bir usta sair ile karsi karsiyayiz..
bizim toprakta yetisse..
kimin kani bu sualine yanit ararken..
ben ben degilim.. bir ben daha var benden de icre.. seklin de beyani ile.. karsimiza yunus olarak cikicagi kesin olan sahsina mevt ise gani rahmet..
yok sag esen selamet diler.. secki baglam mutesekkirligim belirtirim saygilar..
Bu şiir ile ilgili 7 tane yorum bulunmakta