Kavurgalardan yerken, çitemiklerden avuç avuç,
Karnını doyurmuş olurdu çocuk.
Öğlen arası cebine doldurduğu iğdeler,
Siyah önlüğü kirletirdi ne çabuk.
Kepertme şekerli mi olsun?
İğde çiçekleri de ne hoş kokardı be çocuk!
Eyüp Dede'nin bahçesinden ayvalar,
Kütür kütür erikler,dalından mayhoş elmalar
Ne hoş olurdu be çocuk!
Hiç sektirmeden dinlediğin çocuklara masallar,
Kaportası tenekeden, direksiyonu telden
İmal ettiğin burunsuz arabalar,
Bir başka, bir başka olurdu be çocuk!
Ne dersin çamurdan kaseler yapalım mı?
Patlatalım mı kayrak taşlara, betonlara?
Bu İbiram'a...Bu Memed'e...Bu da Mısdava'ya...
İşte Remzi'nin ki...Osman'ı da unutma!...
Bak bak yine bir akşam oldu,
Bağrışmalar yankılanıyor hala havada.
İstersen gel Garip Çeşmesi'nin başına,
İstersen Balcıburun'dan seslenelim anılara.
İstesen de kimi zamanlar unutulmuyor be çocuk!
Mustafa Çetinkaya
Kayıt Tarihi : 14.3.2018 01:06:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!