Maziye dönüp de artık bakamam,
Geçtiğim yolları tekrar aşamam,
Sensiz bir dünyada sanma yaşamam,
Gözümden, gönlümden düşürdün seni.
Çocukça sevdim, sevildim sandım,
Halep’te kurulan musalla taşında,
Müslümanlık uzanmış, bin parça yatıyor.
Sırtlanlar kümesi saf tutmuş başında,
İnsanlık Güneşi Suriye’de batıyor.
Aralıksız sürerken kuşatması Haleb’in,
Bazen parçalı bulutlu,
Bazen puslu,
Güneşe hasret hayatım.
Neş’e uzak ülke,
Dizlerimde derman yok,
Hayat bazı şeyleri tam verir,
Eksik bırakır en ihtiyacın olanı:
Huzura muhtaca; zenginlik,
Fakirlik çekene; mutluluk.
Eksik yanını ömür boyu aratır;
Maceradan maceraya koşarsın,
Kuruyan gönlümün ab-ı hayatı,
Ümidim, emelim, her şeyim sensin.
Karanlık gecemin pür nur sabahı,
Gündüzüm, güneşim, her şeyim sensin.
Yüzünü görünce gönlüm şenlenir,
Abdest alıp tevekkülle bilinmeze çıkanlar,
Başkomutan çağırınca kıyamlara koşanlar,
Ay yıldızlı Al Bayrağı kefen yapıp saranlar
Oldukça; Millet eğilmez, Türkiye yenilmez.
Ömer Halisdemir’leri doğuran mukaddes analar,
Önüm, arkam,
Sağım, solum hep yalaka,
Kendini kantara koymayanlara
Ben ne deyim?
İçi şeref yoksunu,
Hayattan hiçbir zaman
büyük beklentilerim olmadı benim.
Karun gibi zenginlikler istemedim Tanrı’dan.
Herkes gibi sıradan olmaktı dileğim.
Güler yüzlü eşim olsun,
neş’eyle koşuşturan çocuklarım.
Karanlık sarmışsa bugün alemi İslam’ı,
Kur'an'ın tertemiz nuruna sarıl.
Kardeş kardeşe doğrultmuşsa silahı,
Ümmetin yıkılmaz birliğine sarıl.
Kararmışsa, titremiyorsa vicdanlar,
Fanidir dünya, fani,
Yalnızca Hüvel Baki,
Nerede nemrutlar hani?
Mü’minlere selam olsun.
Malda yalan, mülkte yalan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!