B A V U L
Ömür, bir üfürümlük zamandı sanki
Bir bavulla başlamştı her şey
Ergenekon denmişti Ergenekon
Gözaltılar, tutuklamalar
Çuval çuval iftiralar
Binlerce yurtseverin üzerinde havalanmıştı.
Devlet kapılarında zebani gibiydiler/gibiler
Tanrı’nın en sevgili kullarıyız dediler/ diyorlar
Kendilerini ülkenin tek sahibi sandılar/sanıyorlar
Cennetten birer köşe bağışlıyorlardı
Sıra sıra yandaşlar
Eli silahlı, içi külahlı, başı sarıklı
Gergin
Kindar
Tiksinti içinde
Her biri insansever maskeli
Yobazın daniskasıydılar / daniskasılar.
Hala o bavulun
Etkileri,
Hala o bavulun
Süprüntüleri ile meşgulüz,
Döküntüleri.
Öyle dolu ki gözleri
Canım, garibim, fukaram
Bir kerede olsa duysalardı keşke,
Görselerdi.
Her tıkırtıya,
Kulaklar daha hassas, gözler dsha keskin, bakışlar daha isabetli,
Sözler daha etkili olabilseydi,
Olabilseydi keşke.
Ne fareler araklayanilirdi ekmeğimizi
Araklatmayacağız.
Ne kediler kesebilirdi elektriğimizi
Kestirmeyeceğiz
Bitseydi belimizi büken hasretlik bitseydi
Bitireceğiz
Bavulun kırıntılarından bir an önce kurtulabilseydik keşke,
Kurtulacağız.
Öyle özledik ki
Gözümüzü kırpmadan
Daha dinç daha kararlı, daha azimli
Her zamankinden daha sabırlı
Yaratmalıydık, yaratmalıyız, yaratacağız,
Mutlaka,
Dört başı mamur
Çağdaş aydınlık Türkiye'mizi.
Mustafa Çetinkaya
.
Kayıt Tarihi : 28.07.2026 14:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!