Sanıyorum dünyadaki ilk günümdü,
bir ışık; ürkütücü, ölüm gibi:
-Bırak çatlaklar büyüsün!
-Kimsin?
-Bırakırsan keşfedersin!
-Ben ay değilim ki?
Sahilde uyuyakalmış yalnız bir gemici
Burada bulmuş kaybolurken hep aradığı evini
Yanında tek dal sigarası yarım şişe beyaz şarabı
Dünya ona bu gece çok güzel
Ufukta baştankara yanaşan mor renk paleti
Sıyırıyordu dibini geçici heveslerin
Korkaklar şehrinin kalıcı misafiri
Seriliyordu önüne bütün geçmişi
Başka vücutlara dört nala yalnızlık hikayesi
Ah bu hoyratların küpü maske
Zarar veremezler kimseye
Rolleri sen dağıttın
Kötüyü güzel oynadın
Başkasının omurgasını taşıyana dostluk da yük gelir
Kendisi de bilir nedeni nedir ama kuşlarının sesi tatlı zehir
Papağan maskesi takan akbabalar
Oynaşırken gözünü oymuşlar
Ruhunun sesi kısılmadan
Gölgelerden uzaklaştıkça
Siyahın tonlarında eriyen
Farklı kollarda yeknesaklık
Bir gece daha, bir gece daha
Kaldırım taşlarına dökülen
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!