Batanları Sevmem Şiiri - Rasih Hacıkadir ...

Rasih Hacıkadiroğlu
117

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Batanları Sevmem

LÂ UḤİBBÜ’L ÂFİLÎN

Mağaradan çıkan bir gençti,
Omuzlarında göklerin sorusu.
“Rabbim kim?” dedi,
Yıldızlara baktı önce —
Parladılar, sustular, battılar.

“Batıp gidenleri sevmem.”

Aya döndü yüzü,
Geceyi gümüşle boyayan hilale;
O da eksildi, o da kayboldu.

“Batıp gidenleri sevmem.”

Güneş doğdu sonra,
Heybetli, parlak, yakıcı —
Bir an kalbi titredi belki,
Ama akşam oldu…
O da battı.

Ve genç İbrahim dedi ki:
“Ben yüzümü gökleri ve yeri
Yoktan var edene çevirdim.
Ben ortak koşanlardan değilim.”

Putlar dizilmişti şehir meydanında,
Taştan kulaklar, taştan gözler…
“İşitmeyeni Tanrı mı edindiniz?”
diye seslendi babasına.
Merhametle, ama sarsıcı.

Nemrut’un sarayında yankılandı söz:
“Benim Rabbim diriltir ve öldürür.”
Saltanat sustu,
Hakikat konuştu.

Bir gece girdi puthaneye —
En büyüğü hariç
Paramparça etti sahte ilahları.
Balta, bir hakikat nişanesi gibi
Omzunda kaldı.

Kavmi bağırdı:
“Yakın onu!
Tanrılarınıza yardım edin!”

Ateş büyüdü,
Göğe değdi alevler.
Mancınık gerildi,
Yer titredi.

Cebrail geldi:
“Bir dileğin var mı?”

Ve cevap,
Tarihin en derin teslimiyeti oldu:
“O, halimi bilir.”

Ateş yaktı her şeyi —
Ama yakmadı İbrahim’i.
Serin oldu, selâmet oldu.

Çünkü ateş,
Tevhidin önünde
Emir kuluydu.

İşte İbrahim olmak budur:
Batıp gidenleri terk etmek,
Yanmayı göze alıp

Lâ uhibbü’l âfilîn —
Geçici olana değil,
Ebedî olana secde etmek.

Rasih Hacıkadiroğlu
Kayıt Tarihi : 3.3.2026 13:29:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


ateş her yerde

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!