Baston Şiiri - Yıldırım Uzun

Yıldırım Uzun
18

ŞİİR


53

TAKİPÇİ

Baston

Şüphesiz ki sürüyor, ta ervah-ı ezelden
Ahir zamana kadar, âdemin muhtaçlığı
Hiçliğin ramağında, bir şey kalmadı benden
Şem harında dağladım, ruhumdaki açlığı
Ey baston! Yâren olma, elime ayağıma
Adına ölüm denen, vuslat girsin bağıma

Sen ki beşer âlemde, biraz ehvenişersin
Nazarımda bilakis, erken gelen mahşersin

Nicedir akbabalar, gözümde aş eriyor
Kendi hakikatimi, örselemiş haldeyim
Toprağın üzerinde, martılar yeşeriyor
Sekizinden kovuldum, dokuzuncu köydeyim
Ey baston! Çerağıma, bir kıvılcım da sen at
Yangınımı söndürme, bu sana son nasihat

Benden gayrı herkese, gereklisin, icapsın
Şu derun-i gönlümde, kifayetsiz hicapsın

Yolumu mu gözledin, yaş kemale erince
Ahvalim ayan beyan, dizde kalmadı takat
En hafif yaralarım, bile sızlar derince
Evvel samyeli olan, sonra oluyor tokat
Ey baston! Daha fazla, incitme bam telimi
Seni tutacak diye, kırarım bu elimi

Bahçemde amber olsan, mahremime azapsın
Bedenime yar olsan, ruhuma ızdırapsın

Neyleyim beden diye, bir ceset taşıyorsam
Ben bu yalan dünyanın, çokça yalanındayım
Kusurlardan azade, olmadan yaşıyorsam
Zebaniye ne hacet, ateşin nârındayım
Ey baston! Git yoluna, görünme bana sakın
Yakının uzak olsun, yakınacaksan yakın

Suçun yok, günahın yok, bilirim ki masumsun
Ne düşümsün, ne rüyam, olası kâbusumsun

Acı çekmesin diye, vurulan o atların
Dizine ayak olan, bir bastonu var mıydı
Yağmur yağmadı diye, kuruyan ağaçların
Attığı çığlıkların, arkası duvar mıydı
Ey baston! Burun bükme, bu sitemli halime
Sitemim sana değil, senli ihtimalime

Bilmem ki kimler için gözlerde bir elasın
Sol yanımda bir sancı, sağ yanımda belasın

Yıldırım Uzun
Kayıt Tarihi : 16.06.2026 09:52:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!