Baston Şiiri - Yorumlar

Şükrullah Yavuzer
199

ŞİİR


13

TAKİPÇİ

Ellerim…
Annemin avuçlarının arasında duran ellerim, yarım asrı aşmış bir ömrün bütün yorgunluğunu taşıyordu. Parmaklarımın arasına sinmiş zaman, kırgınlıklar, kayıplar ve sessizce omuzlandığım yıllar; onun dokunuşuyla bir anda çözülüp dağılıyordu. Sanki annemin elleri yalnızca etten ve kemikten değildi de, insanın ruhundaki bütün yaraları bilen kadim bir şefkatten yaratılmıştı. O an, yaşımdan sıyrılıp yeniden çocuk oldum. Yeniden onun dizinin dibine kıvrılan, korkunca eteğine saklanan küçük bir çocuk…
Karşımda duran kadın, doksan sekiz yıllık bir ömrü alnının çizgilerinde taşıyan koca bir çınardı. Yılların rüzgârı dallarını eğmiş, mevsimler yapraklarını soldurmuştu belki ama köklerindeki merhamet hâlâ dimdik ayaktaydı. Yine de bugün içimi paramparça eden bir şey vardı: O güçlü gövdeye ilk kez yabancı bir el değmişti. Soğuk, sert, duygusuz bir baston…
Bugün anneme bir baston aldık...
Annem yerinden doğrulmaya çalışırken dizlerindeki titremeyi gördüm. İşte o an içimde görünmeyen bir yer kırıldı. Çocukluğum boyunca benim gözümde yorulmayı bilmeyen bir kadındı o. Sabahın ilk ışıklarıyla uyanır, evi bir şarkı gibi dolaşırdı. Mutfağın tencerelerinde bereket kaynar, onun sesi duvarlara sıcaklık verirdi. Evin her köşesinde onun telaşı, onun neşesi, onun hayat dolu adımları yankılanırdı. Şimdi ise ayağa kalkabilmek için bir bastona yaslanıyordu.
Bastonun yere her vuruşunda çıkan kuru ses, sanki ömrümün içinden bir parçayı koparıp alıyordu.
Her ses, geçen yılların acımasız adımlarını hatırlatıyordu bana. Gözlerimin önünde annemin gençliği dolaşıyordu; saçlarının siyaha çalan parlaklığı, aceleyle örttüğü yazması, mutfaktan yükselen sıcak ekmek kokusu, avluda çamaşır asarken söylediği türküler… Şimdi ise elleri titriyordu. Zaman, o güçlü kadının bedenine sessizce yerleşmişti.

Tamamını Oku

Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta