yıkılmışsın,bir yıllar geçirmişin elindeki türküler söylerken yapılmış içi küf dolu bastonusun
bakılmamış yüzüne, güler yüzlü kalmış dizine ancak bir ayağı düşünce hatırlanmışsın her gün selamlaştığım çukurdan
yakılmışsın, her bulanın seni kırıp yediye böldüğü yerde; dumanın arkasından kimseler tanımaz seni
yıkılma dur! hala seni hatırlayanlar var eski demir balkonlarından tanıyan komşu sohbetlerin
kuşlar besleyeceğiz! karnımız doymuşcasına ekmek kırıntılarıyla
çiçekler uzatacağız bulutlara! kana kana Su içebilmişiz gibi
Kara kışta yine sadece kendimize yetmeyeceğiz
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta