Tanrının nurlu ayaklarına kapanıp isli ruhumla
Bin kere tövbe etsem ne olur
Alnımdaki kara bir uğursuzluk
Dağılırken bedenimin her zerresine
Bin kere pişman olsam ne olur
Her geceyi kara kurt uğultusu sarmış
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Hani batmış kemiğe kadar ihanet
Çeksen içinden cerahat çıkar
Sen elinin uğultusunu dinle
Bırak yansın için yandığı kadar
Çürümüş et kokusu yükselsin göğe
Tanrıların da burnu var
ne denir ki; dağarcıklarımızı yırtan cümleler kurmuşsunuz, kavramlar anlam bulmuş fikrinizde...tebrikler şair
Yürüdüğüm cennet
Dokunduğum ten
Günahsızdır
Dişine saglık
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta