boğuluyorum, girdaplarında sürükleniyorum, parçalara ayrılıyorum
bir yılan var bu etten kafesin içinde zihin denen şeyin koridorlarında dolaşıyor her bir sinir hücrem felç geçiriyor kaskatı kesilen bedenim bir ceset için fazla sıcak ama canlı olamayacak kadar da hareketsiz kılındı
varlığının ihtişamına kandım beni kendine muhtaç kıldın
öyle ki varlığınla bana hem saadeti hem de cehennemi yaşatıyorsun
yüreğime sayısız küçük iğne batıyor sen her yadıma düştüğünde
cennetten birkaç esinti esiyor yüzüme sen her yadıma düştüğünde
bu kararsızlığın zehirliyor beni
Ellerin neden soğuk,üşümüş müsün?
Gerçek misin,düş müsün?
Kar mı yağdı sokaklara,rüzgar mı esti?
Üşümüş müsün?
Odaları bir büyük sessizlik almış
Devamını Oku
Gerçek misin,düş müsün?
Kar mı yağdı sokaklara,rüzgar mı esti?
Üşümüş müsün?
Odaları bir büyük sessizlik almış




maalesef güzel sonlanamadı.
Cezbedildiğim şeyler hiçbir zaman güzel sonlanmadı. Senin için farklı olması dileğiyle...
maalesef güzel sonlanamadı.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta