Acılar ikliminden sesleniyorum,
Akbabalarla, ölgün bir ikindi zamanı.
Zayıf ışıklardan, beyazı kurşunlanmış renklerden,
Cezasız kalmış ihanetlerden geliyorum.
-Bu hayatı yaşadım ben... hatırlıyorum...-
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Hangi kuyuya düşsek Yusuf kokuyor ıslaklığımız.
Herkesin sevdasını haykırdığı bir hengâmede
Bütün ayetlerde Züleyha gibi susuyoruz
...
Enfess
Sayın Bakır Çakmak!
Yüreğinize dilinize sağlık.
Yarakarımız kabuk bağlar mı!
Bu kan durur mu!
Bir sonu olmalı ve bir başlangıcın şafağı!
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta