(Derinleşen Yaralar)
Bir kış akşamı, Galata’nın altındaki o loş meyhanelerde,
Duvardaki rutubet izini harita sanıp kaybolmaktır seni sevmek. Garsonun bıraktığı bayat ekmek kokusunda,
Yoksulluğun bile ne kadar asil durduğunu görmektir sende.
Mesela; Üsküdar’da yağmura yakalanmış bir kitapseverin,
Ceketinin altına sakladığı o eski sahaf kokususun.
Kimse bilmez o kitabın hangi sayfasında ağladığını,
Ama sen bilirsin İstanbul;
Sen, yazılmamış tüm intihar mektuplarının gizli adresisin.
Ve mesela; Haliç’in o gri, o puslu suyuna bakarken,
Kendi yüzünü değil de, yitirdiğin herkesi görmektir.
Sen bir şehir değil, bir hafıza kaybısın aslında;
Sana tutunmaya çalıştıkça,
Kendi geçmişimizden aşağı yuvarlanıyoruz.
İşte bu yüzden;
Senin o lüks vitrinlerin, o dev binaların sahtedir.
Benim İstanbul’um..
Yere düşen bir simit parçasındaki o buruk telaş,
Ve gece yarısı boş bir vapurun,
İçindeki boşluğu kıyıya vuruşudur.
Salim Erben
Kayıt Tarihi : 31.1.2026 13:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!