Cahillik atbaşı bu gün yarışta
Oku bilgi öğren bize karışta
Paylaşıp bilgiyi sevgi barışta
Doğruda birleşip barışalım mı? ..
Boş durmayıp, sen de işe yarasan
Karanlık dünyana ışık arasan
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




'Eskiye özlemle doğru bulunmaz
Uydurma tezlerle alim olunmaz
Arayıp bulmadan,çözüm sunulmaz
Düşün'ce paylaşıp barışalım mı? .. '
anlamlı ve haklı bir çağrı bence... ama düşünen beyinleri köreltip hatta yok ettikten sonra kiminle hangi düşünce paylaşımı?
duyarlı yüreğinize selam olsun... güzel şiire tebrikler...
Batı seni yutar,geri kalırsan / YUTMAMASI DILEKLERIMLE AYHAN HOCAM BÜYÜKLÜGÜMÜZÜ GÖREBILECEK VE YÖNETECEK YÖNETICILER SECMELI HÜRMETLERIME
Batı seni yutar,geri kalırsan
Bağımsız düşünüp,öze varırsan
Çağdaş uygarlıktan payın alırsan
İnsanca yüzleşip,barışalım mı? ...
ANLAMLI DİZELER...ESKİŞEHİRDEN TAM PUAN...SELAMLAR SAYGILAR
Eskiye özlemle doğru bulunmaz
Uydurma tezlerle alim olunmaz
Arayıp bulmadan,çözüm sunulmaz
Düşün'ce paylaşıp barışalım mı? ..
NE GÜZEL BİR ÇAĞRI BU TEBRİKLER
Doğruda birleşip barışalım mı?
Bilimde anlaşıp,barışalım mı?
Gerçekle yüzleşip,barışalım mı?
Düşün'ce paylaşıp barışalım mı?
İnsanca yüzleşip,barışalım mı?
Bütün bunlar güzel.. Ancak netleşmesi gerekir..
Doğru, bilim, gerçek ve insanca olmak ne demek?
Nasıl bir şey?
İşte aryılık bu kelimelere verilen anlamlardan kaynaklanıyor.
Sorunun kökü burası...
Bunlar netleşmeden,
Neyin doğru neyin yanlış
Neyin gerçek, neyin yalan
Neyin bilim, neyin değil
Neyin insanca, neyin değil
Belirlenmeden bu kelimelere çağrı, herkesin kendi kafasındakine çağrı oluyor..
Şiirin çok güzel. Ancak genel.. Çalışmanı kutluyorum.
çok güzel bir konuya değinmişsin tebrik ederim................
Anlayana ne kadar doğru ve yerinde sesleniş.
.........tebrikler selam ve hürmetler
Cahillik atbaşı bu gün yarışta
Oku bilgi öğren bize karışta
Paylaşıp bilgiyi sevgi barışta
Doğruda birleşip barışalım mı? ..
Boş durmayıp, sen de işe yarasan
Karanlık dünyana ışık arasan
Okuyup görürsün kitap tarasan
Bilimde anlaşıp,barışalım mı? ..
Onlar bilim için aklı zorluyor
Sırları çözüyor,fen'e koşuyor
Denizler yetmiyor,gökte uçuyor
Gerçekle yüzleşip,barışalım mı? ..
Eskiye özlemle doğru bulunmaz
Uydurma tezlerle alim olunmaz
Arayıp bulmadan,çözüm sunulmaz
Düşün'ce paylaşıp barışalım mı? ..
Batı seni yutar,geri kalırsan
Bağımsız düşünüp,öze varırsan
Çağdaş uygarlıktan payın alırsan
İnsanca yüzleşip,barışalım mı? ...
HARİKA BİR ÇALIŞMA OLMUŞ. TEBRİKLER AYHAN BEY. SAYGILAR...
tebriklerr kaleme....sevgiler..
İnsana yakışmaz kem gözle süzmek
Ülkem için gerek kol kola gezmek
Ayrı gayrı durup nedendir küsmek
Dost gibi koklaşıp barışalım mı? .....................Kazım UZUN
Nifak giren toplum haktır batmaya
Dostluk tohumunu gelin atmaya
Candan sohbetlere yaren tutmaya
Diz dize yaklaşıp barışalım mı? .......................Kazım UZUN
Su gibi şiir grubumuzda yapılan çalışmadan ortaya çıkan bu güzel şiir, ortak şiirlerin şiire katkısını ortaya koymaktadır...
Duygularınızı devam ettirerek yazdığıunız bu güzel şiir için tebrikler... Ve teşekkür için iki dörtlüğümü burada paylaşmak istiyorum müsaadenizle...
Kaleminiz daim olsun Ayhan Bey...
Bu şiir ile ilgili 50 tane yorum bulunmakta