Doğan güneşten sonra batan bir sen;
Gündüz de sensin, gece de.
Ben aydınlığını istiyorum.
Bana gülüşünün doğuşunu izlemek yeter.
Siyahın içinde beyaz mı olurmuş,
Her Kelime yalnızdır satır aralarında
Güneşi karşıladık gecenin karanlığında
Açılan hayırlı kapılar aralığında
Baktim huzur yine yalnızlığımda
Gelmeyen gemilerin hep sahili olduk Elem
Kaybedişlerimin vedasını yapıyorum
Köhne bir otogarda ve içim paslı
Biliyorum artık ben neye yol alsam
Ya yetişemiyeceğim ya da gitmek istediğim
yer ve insanlar artık olmayacak belkide.
Gökyüzünden tonlarca sıralanmış yıldız, Kimileri sönük, kimileri ölmüş; İçlerinden biri var ki çok farklı ;Hepsinden daha parlak ve canlı Aydınlığını hissedebiliyorum. Sesini duyabiliyorum.Tebessüm ediyor ışığıyla
Fakat bir yandan da sesimi duyuramıyorum
Yavaş yavaş yükseliyorum gökyüzüne, Yıldıza doğru ilerlemeye başlıyorum. Ellerimi uzatıyorum fakat görmüyor beni; Öyle gülümsüyor sadece , gülümsedikçe insan dalıp gidiyor, nakış nakış işlenmiş gibi, saf ve doğal Orda farketmiştim ilk gürüşte ki o parlak yıldızın gizemini.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!