Beton caddeler ıslak
Kanımla yağmur yağdırdılar
Üzerimden panzerler geçti
Bedenim paramparça
Sabah ayazı vurdu akan kanıma
Acımasız postallar bastı gözlerime
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




ne yazik ki 'baris' dedigimiz(kavramin)ve pesinde kostugumuz özlemin gerceklerinde amansiz acilar yatar...
Beton caddeler ıslak
Kanımla yağmur yağdırdılar
Üzerimden panzerler geçti
Bedenim paramparça
Sabah ayazı vurdu akan kanıma
Acımasız postallar bastı gözlerime
Ben dağıldım buza döndüm
Tohumu yeni atılan bir çiçektim
Filiz vermek üzereyken
Bu yeryüzü karası yerde
Filistin dediler yurduma
Cesedimi attılar ortaya
Çırılçıplak ve sere serpe
Sağ kalan yanım acıdı
Sol yanım sızladı
derya hanım çok güzel çalışma mükemel olmuş okudukça yaşıyorsun olayları okadar güzel anlatmışsınki kendim sanki yaşadım olayları yüregine sağlık. sevgiler.
Ali Asker Çatalataş
güzel bir çalışma, güzel bir emek
Derya can barış onların işine gelmez ki
onlar ki kan, kanlarımız üzerinden kazanıyorlar
yüreğine sağlık güzel bir şiir kutlarım
Şimdi gel işin içinden çık. İnancın olsun bu Şiir hayatımda okuduğum en güzel en acı en ağır ve okurken ağlamamak için kendimi zor tuttuğum tek şiir... (daha çocukken çektiklerim ve gördüklerim ağlamayı unutturdu da... tabiki ağlamaktan...) Neyse..... Yoksa barış acı mı? Barışın tadı yok. Yani barış öyle bir kavramdır ki ancak barş barış kavramıyla nitelendirilir. Bir gün dünyanın bozuk düzenine karşı savaşacak biri varsa oda şairlerdir. Şiirlerimizin galip gelmesi ve BAĞRINIZDAKİ ATEŞİN BİR GÜN SÖNMESİ DİLEĞİYLE.....
Onlar uzaklardan geldiler
her birimizi ayrı ayrı kurşuna dizdiler
Kan kırmızı sokaklarda yürüdüler
Bilmezdi onlar kanın kırmızı olduğunu
Siyahtı kanları petrol siyahı
Şimdi her kaynaktan
Petrol yudumluyorlar
Susamışlar kansızlığa
Petrol damarlarında yürürken
Silahlarla kurşun atıyorlar
Cesetleri yerde sürüyorlar
İşte ben
Cevapsızım
Nedir Barış?
Bulamam nedir?
Bir yanım kanar
Ölür, dövülür
Tecavüze uğrar
Bir yanım acır
Sancır, sürülür
Çürür bir yanım
Dünya izler
** harikulade.sizi okumaktan büyük keyif alıyorum.usta kalem, şair dost.hayatın umumi hakikatlarını gözler önüne sermişsiniz.takdir edilecek dizeler** elinize, yüreğinize sağlık. hürmetler.
okuduğum en uzun şiir di galiba şiirin başlığıyla içeriği çok uyumlu güzel bir şiir hüseyin pelit
Sevgili Derya çok anlamlı bir şiir yazmışsınız.
Duyarlı bir yüreğin sesini tüm benliğimde hissettim.
Yüreğinize sağlık.
kanları ve kaynakları kuruyan kansızların, tek düşmanıdır barış.anlamlı şiirinizi kutlarım.saygılarımla.
İşte ben
Cevapsızım
Nedir Barış?
Bulamam nedir?
Bir yanım kanar
Ölür, dövülür
Tecavüze uğrar
Bir yanım acır
Sancır, sürülür
Çürür bir yanım
Dünya izler
tebrikler. harıka bir analiz......
Bu şiir ile ilgili 9 tane yorum bulunmakta