Dudaklarımın kıvrımlarına ismini yazdığım, gözlerine doymadı dilim susamışken. Yokluğun zamansızlığım, varlığın mucizem.
İliklerime kadar titreten hayalinle kutsanıyorum yine her gece olduğu gibi. Ayrılığın adını dahi anlayamadan yaşattığın hasretin köpüğünü yudumluyorum. Dışarıdan bağırıyorlar, toprak çıldırmış, aklıma mukayyet ol Rabbim, dibi kırılmış kadehlerin küflenmiş parçaları geziniyor gökyüzünde.
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı