Bir radyo çalıyor derinden derin,
Yaktı sinesini dertli yerin.
Yine tütmeye başladı hayallerin,
Gurbet yakar adamı, közü bambaşka.
Anamın duası içimde bir ses,
Babamın öğüdü aldığım nefes.
Gurbet dediğin demirden kafes,
Hasret yıkar adamı, sızısı bambaşka.
Bacımın mendili dertli bir anı,
Kardeşim gözlerken tozlu her yanı;
Ayrılık rüzgârı kesti fermanı,
Yollar yorar adamı, tozu bambaşka.
Gözlerim süzülür uzak yollara,
Sığmıyor feryadım kuru dallara.
Gönlümün kervanı düştü çöllere,
Hasret eler adamı, tuzu bambaşka.
Bir sevda var ki yürekte mühür,
Mecnun’dan öte Kerem’den hür.
Gurbet ellerinde divane bir ömür,
Aşk eritir adamı, nazı bambaşka.
Toprağın kokusu ruhumda tüter,
Gurbette baykuşlar vakitsiz öter.
Bir günün kahrı bin ömre yeter,
Efkâr yıkar adamı, gizi bambaşka.
Gurbet kuşu derler kanadım kırık,
Gırtlakta düğümlü dilsiz hıçkırık.
Yüreğim bölündü her yanı yarık,
Sıla bekler adamı, izi bambaşka.
Vuslatın türküsü söylenir durur,
Hasret hayaliyle gönül avunur.
Gün gelir bu çile elbet sonlanır,
Vatan sarar adamı, hazı bambaşka
.
Nurgül Ankara
Nurgül AnkaraKayıt Tarihi : 10.3.2026 21:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!