Balta Şiiri - Yorumlar

İhsan Ertem
105

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

boyun posun devrilsin
eline ne geçti
bunca kıyımdan
vakit varken vazgeç
kötü huyundan.....

yere serdin bunca taze bedeni

Tamamını Oku
  • Fatma Aras
    Fatma Aras 27.04.2008 - 19:54

    DUYARLI YÜREĞE TEBRİKLER

    Cevap Yaz
  • Muhiddin Ateş
    Muhiddin Ateş 27.04.2008 - 19:15

    tebrikler

    Cevap Yaz
  • İbrahim Yılmaz
    İbrahim Yılmaz 27.04.2008 - 00:31

    ihsan bey ;

    akıcı eğitici ve duygu yüklü şiirinizi beğenerek okurum..ama baltayı tutan ele bakalım...esas suç eğitilmemiş beyinlerde. kutlarım sevgi ve dolu yüreğinizi......sevgiyle ve şiirle kalın...saygılarımla...ibrahim yılmaz.

    Cevap Yaz
  • Neşer Selman
    Neşer Selman 26.04.2008 - 23:24

    duyarlı yüreğine sağlık ihsan dost...kalemin daim olsun ........ sevgi ve saygılar..

    Cevap Yaz
  • Ersin Kayışlı
    Ersin Kayışlı 26.04.2008 - 23:06

    son ağaç devrildiğinde
    boğazında kalan son lokma çürüdüğünde
    görürüm ben seni
    işsiz sapsız kalda gör.....

    o gün kim ne yapsın seni
    kim kurtarır ateşten
    hiç kimse
    eski at nallarına
    tılsımlı bir görev veren
    halkım bile.......

    ağzın taşa çalsın
    suyunu turab alsın
    yıkıl zalim yıkıl
    gözüm görmesin......

    DUYARLI YÜREĞİNİZİ TÜM KALBİMLE KUTLUYORUM ÜSTADIM. ALLAH İNASANLIĞIN SONUNU HAYIR EDE DİYORUM. SELAM VE SAYGILARIMLA...

    Cevap Yaz
  • Yusuf Ziya Karahasanoğlu
    Yusuf Ziya Karahasanoğlu 26.04.2008 - 14:36

    Ya baltasız, yakanlar!

    Şairin duyarlılık göstermesi gereken toplumsal konulardan biriydi. Bu güzellikler hepimizin..

    Teşekkürler İhsan bey

    Cevap Yaz
  • Feride Bektaş
    Feride Bektaş 26.04.2008 - 14:07

    Kimi biledikçe ağzını,
    Çıkarır ekmek parasını,
    Kimi isyanlarda,
    Eller nasır ,iyileşmez yarası......

    Üstat farklı bir çalışma,ilhamınız bol bu dizeler de benden olsun.

    Cevap Yaz
  • Alirıza Aslan
    Alirıza Aslan 26.04.2008 - 13:53

    Duyarlı yüreğinize sağlık
    kaleminiz hiç susmasın saygılarla

    Bende başımızdan geçen bir ilginç olayı sizlerle paylaşmak istiyorum Erzincancın kılıç kaya köyünde derneğimiz vasıtasıyla otuz bin çıvarında cam akasya ve kavak diktik Erzincan valisi recep yazıcı oğluydu ufakta olsa onunda bizlere katkısı oldu
    Daha sonraki yıllarda köyümüze milli emlak vasıtasıyla 675 milyon ceza kesildi hatta basına falan yansıdı
    Paramızla ülkemize bir orman dikiyorduk yani bağışlar ve üye aidatlarıyla
    valiyle millet vekilleriyle görüştük
    Verin cezayı sonra hal ederiz dediler hiçbir şey hal edilmedi sadece bizim şevkimizi kırdılar şu an on bin cam dikilecek yer hazır ama köylü dikmiyor

    Suçumuz büyük ülke topraklarına ağaç dikmek

    Cevap Yaz
  • Fatma Alageyik
    Fatma Alageyik 26.04.2008 - 12:01

    ağzın taşa çalsın
    suyunu turab alsın
    yıkıl zalim yıkıl
    gözüm görmesin......

    kaleminiz hiç tükenmesin tebrikler efendim,

    Cevap Yaz
  • Mehmet Çoban
    Mehmet Çoban 26.04.2008 - 10:51

    Anadolu'ya 1071 yılında Malazgirt'ten girerek Türkler ilk defa gelmişler.

    Anadolu var oluşundan 1071 yılına kadar binlerce yıl içinde toplulukları yaşatmış. Medeniyetler kurmuş bir belde.

    Evliya Çelebi Anadolu'yu manidar bir şekilde tarif ediyor. Kendi döneminde... Ki o dönem 1600'lü yıllar.

    Ne diyor... 'Manisa'dan Erzurum'a bir sincap daldan dala atlayarak giderdi'

    Böyle şiirsel. Böyle anlamlı bir cümle düşünebiliyor musunuz?

    Anadolu'nun ne kadar ormaklık olduğunu belirtiyor.

    Timur devasa fil ordusunu Ankara ovasında saklıyor.

    Daha niceleri..

    Çok değil, bundan 400-500 yıl önce Anadolu yeryüzü cenneti olarak, akarsuları ve ormanları ile varlığını sürdürürken, üstelik binlerce yıl, Türkler gelmeden bu ülke aynı özellikleri koruyarak hayatını sürdürürken, şimdi ne oldu da neredeyse çölleşme durumuna geldi?

    İklim mi değişti?
    Hayat şartları mı değişti?

    Ne oldu?

    Yoksa Anadoluya sorumsuz insanlar geldi, yaktı yıktı, yerine bir şey mi koymadı?

    Bence duygusal ifadeleri bir kenara iterek, Anadolu'da yaşayan toplulukların etik değerler açısından sorumluluğu tartışılmalıdır.

    Anadolu'yu çölleştirenleri tarihinde, sadece Anadolunun çölleştirilmesi değil, başka yerleri de çölleştirme sabıkası tartışılır hale gelecektir.

    Değerli dostum.. Güzel, anlamlı çalışmanının verdiği ivme ile, duygularımı açıklama imkanı verdiğin için teşekkürlerimi sunarım.

    Yaşadığı yeri kurutup çölleştiren hiç bir topluluk, kavim, insan, gerçekte insanlık değerlerine sahip değildir.

    Ne olursa olsun. İnancı, ismi ne olursa olsun. Önemli olan insanın, insanlığın ortaya koyduğu icraatlardır.

    Anadolu çöllleşiyor. Tıpkı Orta asya gibi...

    Cevap Yaz

Bu şiir ile ilgili 53 tane yorum bulunmakta