boyun posun devrilsin
eline ne geçti
bunca kıyımdan
vakit varken vazgeç
kötü huyundan.....
yere serdin bunca taze bedeni
Demek gidiyorsun...
Ben bunu hakketmedim!
Ne varsa aşka ve cesarete dair
Sırtlayıp o büyük yangınınla gidiyorsun demek!!
Git........
Oysa
Devamını Oku
Ben bunu hakketmedim!
Ne varsa aşka ve cesarete dair
Sırtlayıp o büyük yangınınla gidiyorsun demek!!
Git........
Oysa




DUYARLI YÜREĞE TEBRİKLER
tebrikler
ihsan bey ;
akıcı eğitici ve duygu yüklü şiirinizi beğenerek okurum..ama baltayı tutan ele bakalım...esas suç eğitilmemiş beyinlerde. kutlarım sevgi ve dolu yüreğinizi......sevgiyle ve şiirle kalın...saygılarımla...ibrahim yılmaz.
duyarlı yüreğine sağlık ihsan dost...kalemin daim olsun ........ sevgi ve saygılar..
son ağaç devrildiğinde
boğazında kalan son lokma çürüdüğünde
görürüm ben seni
işsiz sapsız kalda gör.....
o gün kim ne yapsın seni
kim kurtarır ateşten
hiç kimse
eski at nallarına
tılsımlı bir görev veren
halkım bile.......
ağzın taşa çalsın
suyunu turab alsın
yıkıl zalim yıkıl
gözüm görmesin......
DUYARLI YÜREĞİNİZİ TÜM KALBİMLE KUTLUYORUM ÜSTADIM. ALLAH İNASANLIĞIN SONUNU HAYIR EDE DİYORUM. SELAM VE SAYGILARIMLA...
Ya baltasız, yakanlar!
Şairin duyarlılık göstermesi gereken toplumsal konulardan biriydi. Bu güzellikler hepimizin..
Teşekkürler İhsan bey
Kimi biledikçe ağzını,
Çıkarır ekmek parasını,
Kimi isyanlarda,
Eller nasır ,iyileşmez yarası......
Üstat farklı bir çalışma,ilhamınız bol bu dizeler de benden olsun.
Duyarlı yüreğinize sağlık
kaleminiz hiç susmasın saygılarla
Bende başımızdan geçen bir ilginç olayı sizlerle paylaşmak istiyorum Erzincancın kılıç kaya köyünde derneğimiz vasıtasıyla otuz bin çıvarında cam akasya ve kavak diktik Erzincan valisi recep yazıcı oğluydu ufakta olsa onunda bizlere katkısı oldu
Daha sonraki yıllarda köyümüze milli emlak vasıtasıyla 675 milyon ceza kesildi hatta basına falan yansıdı
Paramızla ülkemize bir orman dikiyorduk yani bağışlar ve üye aidatlarıyla
valiyle millet vekilleriyle görüştük
Verin cezayı sonra hal ederiz dediler hiçbir şey hal edilmedi sadece bizim şevkimizi kırdılar şu an on bin cam dikilecek yer hazır ama köylü dikmiyor
Suçumuz büyük ülke topraklarına ağaç dikmek
ağzın taşa çalsın
suyunu turab alsın
yıkıl zalim yıkıl
gözüm görmesin......
kaleminiz hiç tükenmesin tebrikler efendim,
Anadolu'ya 1071 yılında Malazgirt'ten girerek Türkler ilk defa gelmişler.
Anadolu var oluşundan 1071 yılına kadar binlerce yıl içinde toplulukları yaşatmış. Medeniyetler kurmuş bir belde.
Evliya Çelebi Anadolu'yu manidar bir şekilde tarif ediyor. Kendi döneminde... Ki o dönem 1600'lü yıllar.
Ne diyor... 'Manisa'dan Erzurum'a bir sincap daldan dala atlayarak giderdi'
Böyle şiirsel. Böyle anlamlı bir cümle düşünebiliyor musunuz?
Anadolu'nun ne kadar ormaklık olduğunu belirtiyor.
Timur devasa fil ordusunu Ankara ovasında saklıyor.
Daha niceleri..
Çok değil, bundan 400-500 yıl önce Anadolu yeryüzü cenneti olarak, akarsuları ve ormanları ile varlığını sürdürürken, üstelik binlerce yıl, Türkler gelmeden bu ülke aynı özellikleri koruyarak hayatını sürdürürken, şimdi ne oldu da neredeyse çölleşme durumuna geldi?
İklim mi değişti?
Hayat şartları mı değişti?
Ne oldu?
Yoksa Anadoluya sorumsuz insanlar geldi, yaktı yıktı, yerine bir şey mi koymadı?
Bence duygusal ifadeleri bir kenara iterek, Anadolu'da yaşayan toplulukların etik değerler açısından sorumluluğu tartışılmalıdır.
Anadolu'yu çölleştirenleri tarihinde, sadece Anadolunun çölleştirilmesi değil, başka yerleri de çölleştirme sabıkası tartışılır hale gelecektir.
Değerli dostum.. Güzel, anlamlı çalışmanının verdiği ivme ile, duygularımı açıklama imkanı verdiğin için teşekkürlerimi sunarım.
Yaşadığı yeri kurutup çölleştiren hiç bir topluluk, kavim, insan, gerçekte insanlık değerlerine sahip değildir.
Ne olursa olsun. İnancı, ismi ne olursa olsun. Önemli olan insanın, insanlığın ortaya koyduğu icraatlardır.
Anadolu çöllleşiyor. Tıpkı Orta asya gibi...
Bu şiir ile ilgili 53 tane yorum bulunmakta