Arka mahallelerde kızgın bir yaz öğlesi!
Tabak tıkırtıları duyuluyor evlerden...
Uzakta bir satıcı, yahut çocuk sesi...
Susuzluktan bunalmış uçamazken serçeler,
Tozlu sokaklar gibi tutuşup alevlerden
Bodur ağaçlar ile bomboş kalmış bahçeler!
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




BİR SAAT ÇALAR
Eski kış gecelerinin hâtırası!
Bir saat çalar... Tam gece yarısı!
Dışarda kar, lâpa lâpa!
Bu beyaz karanlıkta
Daha beyaz, upuzun hayaletler
Gelirler taa uzaktan, karların ötesinden:
Fısıltılar duyarım, ürperirim
Terasta sanki bir ayak sesinden.
Eski kış gecelerinin hâtırası!
Bir saat çalar... Tam gece yarısı!
Ölülerim, zavallı ölülerim,
Yakın, uzak bütün sevgililerim
Alay alay gelirler karların ötesinden:
Bir saat çalar... Bir hayalet daha doğrulur: ben!
Halit Fahri Ozansoy
( 1891 - 1971 )
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta