çıkıp giden akşamın
plastik çiçeklerdeki kokusu
boş yastıklara siner
uyandığın her gece yarısı
daha kim bilir ne kadar
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




oldukça değişik bir çalışmaydı...
..............
tek bir yönde akar nehir
yuvarlanan teknelerin çağı
kabus görmen için
kalman için
iner perdeler
-hiç geç değildir-
çok şey değişebilirdi değersiz yaşam
artık gitmen gerekir ...tşk...güzel dizelerdi...
uyandığın her gece yarısı
daha kim bilir ne kadar
vereceğin hiçbir acı
önüne geçemez vahşi sürülerin
imgeyi bana öğreten üstadım
yine pek bi beğendim..
Trajik yanı ağır basan dramatik kurgular...Zamana adanmış zamanüstü sözler..
Kozmik akışın denge noktasında duran balıkların, uzayda sönen veya ışıldıyan yıldızların, vakti gelince ruhlara bile inen perdelerin, vahşetin akılsızlığının, aydın ve bilge bir yüreğin tam ortasına damlayan acılarının,hasılı evrende olup bitenleri olduran ne varsa tamamının zamanı bu Suat Seymen şiirlerinde aktığını gördüğüm zaman..
Daha ne diyebilirim...
hiç erken de değil..zamanı da ...sevgiler şair...
Bu şiir ile ilgili 5 tane yorum bulunmakta