Bir tahta dolap önündeydi son resmin.
Bir kırmızı mintandı üstündeki.
Arkadan topuzken saçların,
Dökülen perçemleriyle kapatmıştı yüzünü.
Gözlerini görmeyeli nede çok oldu?
Dalıp gider gibi bakar mısın hala?
Buğulu bakış buna mı derler bilemem?
Kara gözlüm bu ayrılık yetişir,
İki gözüm pınar oldu gel gayrı.
Elim değse akan sular tutuşur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı.
Ayların sırtında yıllar taşındı,
Devamını Oku
İki gözüm pınar oldu gel gayrı.
Elim değse akan sular tutuşur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı.
Ayların sırtında yıllar taşındı,



