Örselenmiş dal gibiyiz
Dostluğun iğreti mevsimlerinde
Biz ki güneşi taşıyacaktık.
Nasırı eksilmeyen avuçlarımızla
Zeytin karası gözlerin
zindan gecelerine…
Başında onur tacı
Yağız çerileriydik
Şafağa hasret çekenlerin
Şimdi yalnızlık aynasındayız.
Kalabalıklara rağmen / Bir başınalığın
Hazin gündönümlerinde.
Acıya tutkunluğumuz baki kalan!
Kül gibi savrulmuşuz gayrı…
Yerli yersiz sevmelerimiz bile sıradan.
Adını “hüsran“ koyup açık denizlere
Derin boşluklara saldığımız şişelerde
Adresini arayan
gizli iç çekmelerimizdir.
Taşını Orhan Veli ayıklasın
Firesini Atilla İlhan,
döktüğümüz pirincin…
Bize düşen / Kayda değer
Ya da değmez bunalımları
Adressiz zarflara yerleştirip
Bayram tebriği niyetine postalamaksa?
Sevdiklerimiz gücenmesin!
Artık kâr etmez…
Şimdi biz yalnızlık aynasındayız
Kalabalıklara rağmen /Bir başınalığın
Hazin gündönümlerinde…
Örselenmiş bir dal gibiyiz
Dostluğun iğreti mevsimlerinde…
Acıya tutkunluğumuzdur bâki kalan!
Burkay BeyKayıt Tarihi : 10.10.2006 00:07:00
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
![Burkay Bey](https://www.antoloji.com/i/siir/2006/10/10/baki-kalan.jpg)
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!