ÖNSÖZ
Bu suhuflar İbrahim AS’ın on suhufuna teşbih edilerek yazılmıştır. Hz Ali R.A. ın dediği gibi ifadenin güzelliği sözün kısalığındadır. Göreceksiniz ki bu on suhuf kadar ki risale İbrahim AS’ın on suhufu gibi; yani İbrahim AS’ın Hanif dini gibi dinlerde bir inkılap gerçekleştirecektir. Öyle ki daha önceki alimlerin yazdığı ciltlerce kitaplara eş değer tutulabilir.
Ne yapalım edebiyatımız o kadar kuvvetli değil. Gönül isterdi ki bizde önceki alimler gibi bunu büyük bir kitap haline getirseydik. Ama olsun Musa AS’ın dilinde de tutukluluk vardı. Ama büyük inkılaplar gerçekleştirmesini başardı. İnşallah Allah bize de böyle bir inkılap gerçekleştirecektir.
Zaten bu devirde hem okunacak kitaplar çoğalmış hem okul dersleri de bir yandan, bu yüzden herkes gerekli dini kitapları okumaya fırsat bulamaz. Ama kısa ve özlü bir risaleyi okumaya herkes fırsat bulabilir. Böyle bir kitapçik gereklidir.
Bu kitabı yazarken gayipten yakaza aleminde Hz İsa AS olduğunu söyleyen bir ses bana hitab etti. Yazdıklarımı beğendi Ona Budizim’den sorarken şöyle dedi “Onlar hep bakıyorlar. Seyredip ders çıkarıyorlar. Bak diyorlar insanlar imtihanı geçmezse yerin dibine geçerler orada pişip olgunlaştıktan sonra tekrar dünyaya gelecekler.” Diye, kalp gözüyle bakmayı kast etti. Ve buna binaen risalemin ismini BAK koydu.
Bu on suhuf kadar ki kitapçık aynı zamanda bir risaledir. Bu risalede üç temel konu ve ufak tefek ek notlar bulunacaktır.
Birinci temel konu “Yaratılış Sırrı” hakkındadır.
hiçbir zaman bu kadar güzel olmamıştı.
hiçbir zaman böylesine,
sevip sevilmemişti bu yürek.
yüreğinde bana ve sevgime yer varmı?
yer var mı aşka ve umuda?




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta