Bak, kar taneleri parça parça
Ben görüyorum mutluluğu, bir sokak lambasından..
Gülüşmeler hoş, heyecanlıdır şimdi çocuklar...
Sıra sıra dizilmiş Düşler, kapıyı çalıyor şimdi.
Bak, yağmur düşüyor toprağa.
Hayat kazanıyor cılız papatyalar, laleler.
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Bakın hele... Gül diyarının Gülce'lerinin bereketine...
Betondan da katı olduk değil mi...
Anlamak yok!
Anlamaya çalışmak yok!
Dil çok da, dilde söz yok!
Ne çelişkidir bunlar Ya Rab!
Bu mudur yakışan, "eşrefi mahlukat" diye övdüklerine...
Benim bir hayalim var...
Hani o dön de bak dediğin köylerle ilgili... Ama hep ertelenmiş...
Küçücük bir kulübem olsa,
Artık her uyandığımda yeşili görsem, kulaklarıma kuş cıvıltıları dolsa, ayaklarım toprağa bassa...
Ve en önemlisi de; yağmur sonrası o toprak kokusunu duymak istiyorum!
Hayal bu ya...
Belki bir gün...
Belki emekli olunca...
Ama bir gün "mutlaka"...
Yüreğine sağlık, ömrüne bereket Gülce'm...
Nicelerine inşaAllah...
Sevgiler sana... Yüreğimden yüreğine düşecek selamlarca...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta