Ne kadar dertli vurdun sazın teline
Çok da gariban söyledin türkümüzü
Gül ağzından canım Kerkük dökülünce
Mahvu perişan eyledin gönlümüzü
Her meyve düşer ağacının dibine
Yüzünde güneş lekesi
Dilinden düşmez şarkısı
Gevşek gevşek çiğner ağzında sakızı
Âleme caka satar denizin kızı
Tası tarağı toplayıp gelmiş Nisan’da
Güneş tepede, kendisi kumsalda
Düz çizgi
İsimleri birleştirir
Ellerden önce
Karalama kâğıdında
Okul sırasında
Bir ağacın gövdesinde
Bir el var
Kalem tutar
Su gibi yolunu bulur
Sızar gönüllere
Gözü nurlandırır el emeği
Zaman gençliğime galebe eder
Gençlik, bir elmanın sulu yarısı
Yaşamak hoyratça ve de derbeder
Fark edince geçmiş ömrün yarısı
Sabahın erken saatinde
Kumsalın orta yerinde
Kurulur mısır tezgâhı
Çocukların rızık kapısı
Ana babanın ekmek teknesi
Sıcak sıcak satılır
Talihsiz Şakir
Anasının karnında bırakmış
Hem eşini hem talihini
Gardaşları iki yaşına kadar emmiş de
Cardon görünce kesilmiş anasının sütü
Babasının keyfi gıcır
Gittim ya gurbet illere
Felek beni arar olmuş
Düştüm ya haset dillere
Gözler beni arar olmuş
Derdin bende sıra sıra
Ben hep düşünür söylerim; alan alır;
Bazen uymaz bazen de akılda kalır
Kimisi muaf eşrefi mahlukattan
Onlarda aklımda eşşek diye kalır.
Boşa konuşma eşşekler arasında
Eşşekler anlaşır kendi arasında
Semerine aldanıp adamdan sayma
Seni de sayarlar eşşekler arasında
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!