Gül toprakta biter, bahçıvanla büyür, sahibine kokar.
Sen ey gülşenimin nadide gülü! Baharda yeşeren, baharla şenlenen, baharı şenlendiren muştuların sultanı! Yeşili imrendiren, kırmızı ile beyazı kıskançlıktan öldüren…
Ey ellerime batan dikenin sahibi, yüreğimden akan al kızıl kanın karşı konulamaz müsebbibi!
Toprağın bağrında filizlenirken; ilk benim yüreğime, hep benim yüreğime sürgün salacak sandığım… Bakmaya kıyamadığım, dokunmaya utandığım... Esen yelden sakınıp, bahar yağmurlarıyla yıkadığım... Yalnız eşsiz kokusuna değil; hem ince dallarına, hem fidan boyuna ve hem hûnî dikenlerine razı olduğum...
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
Devamını Oku
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta