Rahmetli annem, çiçekleri çok severdi. Hele kasımpatıları. Çocukluğumda, bahçede çalışırken, bazen beliklerinden birini kesip, saçlarıyla çiçek gövdelerini bağladığını anımsıyorum. Ömürleri uzarmış. Dünyayı Güneş’in değil, çiçeklerin ısıttığına inanırdı o. Yoksa, yine onun savına göre, tüm insanlar bir gecede ölmeliydi... Nur içinde yat, anne!
Kış gelmeyegörsün
Rengârenk kasımpatıları günbatımının
Her yıl ölü çıkardı sabaha;
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta